
Kahve ve Çay Tüketimi Demans Riskini Azaltabilir
11 Şub 2026
Yeni yayımlanan bir bilimsel çalışma, düzenli olarak kahve ve çay tüketen kişilerin ilerleyen yaşlarda demans geliştirme riskinin daha düşük olabileceğini ortaya koydu.
JAMA dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, özellikle günde iki ila üç fincan kahve ya da bir ila iki fincan çay tüketen kişilerde en belirgin olumlu etki gözlemlendi. Orta yaşta düzenli kahve içenlerin demans geliştirme riskinin yaklaşık yüzde 18 daha düşük olduğu belirlenirken, çay tüketenlerde bu oranın yüzde 14 seviyesinde olduğu görüldü.
Yaklaşık 130 bin kişinin uzun yıllar boyunca takip edildiği çalışmada, katılımcıların beslenme alışkanlıkları düzenli olarak incelendi. Uzmanlar, özellikle kafeinli içeceklerin bilişsel sağlıkla daha güçlü bir ilişki gösterdiğini, kafeinsiz kahve ve çayda ise benzer bir etkinin saptanmadığını ifade etti.
Uzmanlardan Temkinli Yorum
Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve kahve ya da çayın doğrudan demansı önlediğinin kesin olarak söylenemeyeceğini vurguladı.
Colorado Üniversitesi’nden Prof. Dr. David Kao, mevcut bulguların insanların günlük alışkanlıklarını radikal biçimde değiştirmesini gerektirmediğini belirterek, sabah kahvesini bırakmak için bir neden olmadığını ancak daha fazla tüketim için de yeterli kanıt bulunmadığını söyledi.
Toronto Üniversitesi’nden Dr. Sara Mahdavi ise yalnızca beyin sağlığı için kahve içmeye başlamanın doğru bir yaklaşım olmayacağına dikkat çekti.
Kahve ve çayın etkisi nereden geliyor?
Bilim insanlarına göre kahve ve çayın olası faydası yalnızca kafeinden kaynaklanmıyor. Kahve, iltihaplanmayı azaltabilen, kan şekeri dengesini destekleyen ve hücre hasarını sınırlamaya yardımcı olabilecek biyoaktif bileşenler içeriyor.
Bu maddeler, damar sağlığını koruyarak ve oksidatif stresi azaltarak yaşlanma sürecine olumlu katkı sağlayabiliyor. Ayrıca sabah tüketilen kahve, enerji artışı sayesinde daha aktif bir yaşam tarzını da teşvik edebiliyor.
Uzmanlar, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının beyin sağlığı açısından temel belirleyici olmaya devam ettiğini hatırlatıyor.
Kaynak: Sputnik Türkiye - MFM Redaksiyon: Buse Şimşek