İran Savaşı: Almanya’yı Önümüzdeki 3 Ayda Ne Bekliyor?, © Aron Razif
 Aron Razif, Pexels
  • Haberler
  • Ekonomi
  • Politika
  • Almanya

İran Savaşı: Almanya’yı Önümüzdeki 3 Ayda Neler Bekliyor?

12 Mar 2026

Ortadoğu’da İran merkezli çatışmaların genişleme riski küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmaya yol açtı. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş Almanya’da doğrudan bir enerji kıtlığı yaratmasa da önümüzdeki aylarda enflasyonu artırabilir ve ekonomik toparlanmayı yavaşlatabilir.

Hürmüz Boğazı endişesi piyasaları tetikledi

Ortadoğu’da İran merkezli savaşın şubat sonunda başlamasıyla birlikte küresel enerji piyasalarında güçlü bir fiyat hareketi yaşandı. Özellikle dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar arz güvenliği konusunda ciddi endişeler yarattı.

Uluslararası piyasalarda Brent petrol fiyatı kısa sürede varil başına 119 dolar seviyesine kadar yükseldi. Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesi fiyatları bir süre aşağı çekse de petrol yeniden 100 dolar civarında dalgalanmaya başladı.

Bu gelişmeler üzerine Uluslararası Enerji Ajansı koordinasyonunda geniş çaplı bir stratejik petrol rezervi salım planı devreye girdi. Almanya da bu plan kapsamında yaklaşık 19,5 milyon varillik petrol rezervini piyasaya bırakacağını açıkladı.

Gaz piyasasında da baskı artıyor

Enerji piyasalarındaki dalgalanma yalnızca petrolle sınırlı değil. Ortadoğu’daki gerilimin ardından Avrupa’nın referans doğalgaz fiyatları da kısa sürede yaklaşık yüzde 50 yükseldi. Bunun temel nedeni, bölgede LNG sevkiyatına yönelik risklerin artması ve küresel enerji ticaretinde oluşan belirsizlik.

Bu artış özellikle Avrupa ülkelerinin yaz aylarında gaz depolarını doldurma sürecini daha maliyetli hale getirebilir. Almanya da bu tablonun dışında değil.

Almanya’da doğrudan arz krizi görünmüyor

Almanya açısından bakıldığında doğrudan bir enerji arz krizi şu aşamada olası görünmüyor. Almanya Federal Ağ Ajansı mevcut durumda ülkedeki gaz arzının istikrarlı olduğunu ve enerji güvenliği açısından akut bir risk bulunmadığını belirtiyor.

Son yıllarda Almanya enerji tedarikini önemli ölçüde çeşitlendirdi. Ülke doğalgazın büyük bölümünü Norveç ve Avrupa içi bağlantılar üzerinden temin ederken LNG ithalatının önemli kısmı da ABD’den geliyor.

Asıl risk: yükselen enerji maliyetleri

Ekonomistler Almanya için asıl riskin fiziksel enerji kıtlığı değil, yükselen enerji fiyatlarının yaratacağı maliyet baskısı olduğunu vurguluyor. Petrol, gaz ve özellikle dizel fiyatlarındaki artış sanayi üretimi, taşımacılık ve tarım maliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor.

Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü DIW’nin değerlendirmesine göre enerji fiyatlarındaki yükseliş 2026 yılında Almanya’da enflasyonu yaklaşık 0,4 puan artırabilir. Aynı zamanda ekonomik büyümenin de 0,1 ila 0,2 puan arasında düşmesi bekleniyor.

Dizel fiyatları zincirleme etki yaratabilir

Dizel fiyatları bu nedenle kritik bir gösterge olarak görülüyor. Küresel dizel piyasasındaki sıkışma lojistik maliyetlerini yükselterek gıda fiyatları ve genel enflasyon üzerinde zincirleme bir etki yaratabiliyor.

Bu nedenle Almanya’da ilk hissedilecek etkinin elektrik ya da gaz faturalarından önce akaryakıt ve taşımacılık maliyetlerinde görülmesi bekleniyor.

Borsalarda da jeopolitik tedirginlik var

Enerji piyasalarındaki belirsizlik finans piyasalarına da yansıyor. Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte Avrupa borsalarında dalgalanma görülürken özellikle sanayi ve bankacılık hisseleri baskı altında kalıyor.

Uzun süren bir savaş senaryosu, Avrupa ekonomisinde yüksek enflasyon ile zayıf büyümenin aynı anda yaşandığı stagflasyon riskini de yeniden gündeme taşıyor.

Önümüzdeki 3 ay için üç senaryo

Uzmanlar önümüzdeki üç ay için üç temel senaryodan söz ediyor.

İlk senaryoda çatışmalar kısa sürede sınırlı kalırsa enerji piyasalarındaki panik azalabilir. Bu durumda Almanya’daki etkiler daha çok geçici akaryakıt fiyat artışları ve kısa süreli piyasa dalgalanmasıyla sınırlı kalabilir.

İkinci senaryoda gerilim yaz aylarına kadar sürerse petrol ve gaz fiyatları daha kalıcı biçimde yüksek seviyelerde kalabilir. Bu durum Avrupa’nın gaz depolarını doldurma sürecini daha pahalı hale getirebilir ve sanayi maliyetlerini artırabilir.

Üçüncü ve en riskli senaryoda ise Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatının ciddi biçimde aksaması söz konusu olabilir. Böyle bir durumda petrol fiyatlarının yeniden üç haneli seviyelerin üzerine çıkması ve küresel enerji piyasasında yeni bir kriz yaşanması ihtimali bulunuyor.

Genel tablo: enerji kıtlığı değil, maliyet baskısı

Mevcut tablo Almanya’nın kısa vadede doğrudan bir enerji kıtlığı riskiyle karşı karşıya olmadığını gösteriyor. Ancak enerji fiyatlarındaki artış enflasyonu yükseltebilir, sanayi maliyetlerini artırabilir ve ekonomik toparlanmayı yavaşlatabilir.

Bu nedenle İran savaşı Almanya için bir enerji arz krizinden çok ekonomik maliyet krizi yaratma potansiyeline sahip görünüyor.

MFM-Redaksiyon: M. Hastürk

*) Bazı veriler olayların seyrine göre değişiklik gösterebilir. (mh)

Kaynaklar:

* Reuters – Energy prices increase from Iran war to dampen Germany's recovery only slightly (2026)

* Reuters – Germany to release oil reserves after IEA request (2026)

* Reuters – Diesel markets upended by Middle East conflict (2026)

* Reuters – Oil prices surge amid Middle East crisis (2026)

* Destatis (Almanya Federal İstatistik Dairesi) enerji ithalat verileri

* Bundesnetzagentur (Almanya Federal Ağ Ajansı) gaz arzı değerlendirmeleri

* DIW Berlin ekonomik analiz raporları