Gesi Bağları Türküsünün Ardındaki Acı Hikaye, © KI
 KI

Gesi Bağları Türküsünün Ardındaki Acı Hikaye

16 Şub 2026

Gesi Bağları, Kayseri’nin Gesi (bugünkü Bağpınar) beldesine ait anonim bir Türk halk türküsüdür. TRT Türk Halk Müziği repertuvarında Kayseri yöresi olarak kayıtlıdır. Türkü, aşk ve doğa temalarının yanında en çok aile özlemini anlatmasıyla bilinir.

Anlatılan yaygın rivayete göre türkü, genç bir kızın dramını konu alır. Genç kız, anne ve babasıyla yaşarken Gesi’ye gelin gider. O dönemde ulaşım imkânları çok kısıtlıdır. Gelin olduktan sonra ailesini görmesi neredeyse imkânsız hale gelir. Haberleşme de zor olduğu için anne ve babasından uzun süre haber alamaz.

Rivayete göre eşi ilgisiz, kayınvalidesi ise sert ve anlayışsızdır. Genç kız yeni evinde yalnızlık ve özlem içinde yaşar. Günler geçtikçe ailesine duyduğu hasret büyür. Çocukları olur; fakat evlat sevgisi bile anne özlemini tamamen dindirmez.

Annesini Göremeden Gelen Acı Haber

Yıllar sonra annesinin ölüm haberini alır. Annesini son kez görememiş olmanın acısı onu derinden sarsar. İçinde biriken duygular, Gesi bağlarında dolaşırken dile dökülür. “Gesi bağlarında dolanıyorum / Yitirdim yarimi aranıyorum” sözleri, hem kayıp hem de çaresizlik duygusunu yansıtır.

Bu hikâye sözlü kültüre dayanır; türküye ait yazılı ve kesin bir belge yoktur. Ancak Anadolu’da gelinlerin aile hasretini anlatan türkülerle benzerlik gösterir.

Türkü yıllar içinde birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir. En bilinen yorumlardan biri Selda Bağcan’a aittir. Ayrıca Barış Manço da eseri yorumlayan sanatçılar arasındadır.

Bugün Gesi Bağları, Kayseri’nin kültürel mirasının önemli bir parçası olarak yaşamaya devam etmektedir.

Kaynak: Deniz Postası - MFM Redaksiyon: Buse Şimşek